“Bizler ‘dâvâ’yı Ağrı Dağı’nın zirvesine çıkaracaktık. Yola koyulduk, bin zahmet ve emekle, acılar çekerek dağa tırmandık. Zirveye vardığımızda sevincimiz sonsuzdu ama küçük(!) bir noksanımız olduğunu fark ettik: ‘dâvâ’yı dağın eteklerinde unutmuştuk!? Meğer biz dâvâyı değil, kendimizi zirveye çıkartmışız.” diyordu merhum Galip Erdem.
Hangi dava olursa olsun ağzında sakız gibi çiğnediği davayı bir merdiven gibi üstüne basa basa ayağı altına alarak çıkabildiği Ağrı Dağı’nın tepesinde poz verip de dağın büyüklüğünü kendi büyüklüğü sanan ne çok küçük adam gördü bu ülke…. Aslında geriye doğru bakınca dava adamlığı kelimesinin bomboş bir retorik olduğunu düşünüyorum. Dava adamlığı ülkemizde fikre, ilkeye değil hep lidere bağlılıkla tanımlanır hakikatte.. O yüzden davanın adamlığı değil de adamın davası güdüldüğü için dava kavramına da, dava adamı kavramına da gerek yok. İnançlı, ahlaklı, dürüst, çalışkan, yetişmiş ve liyakatli bir adam olmak kâfidir.
Ortada dava diye bir şey varsa onun ırzına dava adamları geçiyor en çok. Dava adına, dava postuyla, dava görünümüyle liyakatsiz, ilkesiz, duruşsuz, ahlaksız yığınla insan ne idüğü belirsiz bir dava kavramını ağızlarına sakız yapıp iddia sahibi hareketleri, kurumları, yapıları ve dahi devleti kuşatıyor. Bu bakımdan dava adamlığı kavramını ortadan kaldırmak lazım… Kimse dava adamı olmasın adam olsun yeter. Adam; yani adam gibi adam, Allah adamı…
Allah adamı, iman ve din duygusunu özümseyerek olunur.
Allah adamı, disiplin, sorumluluk ve çalışkanlık içinde güzel ahlak ile iyi ve doğru işler yapmaya bilenmekle olunur.
Allah adamı, edebiyat, kültür ve sanata ilgisiz kalmayıp zevk sahibi olmakla olunur.
Allah adamı, ilmi ve zihni tecessüs gösterip hamaset söylemlerinden, hurafelerden ve masallardan uzaklaşmakla olunur.
Allah adamı, kavli dua ile yetinmeyip fiili dualarla bilimsel ve teknolojik faaliyetlere yönelmekle, Allah’ın sünneti olan doğanın ve maddenin ilkelerini öğrenip keşfetmekle ve insanlık başta olmak üzere bütün yaratılmışlar için faydalı icatlar yapmakla olunur.
Son tahlilde Allah adamı ilim, irfan, hikmet, insaf, adalet adamıdır. Ne mutlu Allah adamı olmaya niyet edenlere…
Ufuk Doruk
